 |
 |
cadii_cadiii
OFFLINE (Müdavim)
Kadın / 20 yaşında Antalya, Türkiye
|
Puan: 21,174
Kredi: 7,021
Son Giriş: 18 Kas 2008 10:15
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
adım benim mineeeee
herkeze yazarım neden yazmiyayim |
Bu üye henüz hiç liste oluşturmamış?!?
|
[b]Sen: Çamlı dağlarda ağaran şafak...
Sen: Duru göllerin nilüferisin.
Sen: Engin ovada sararan başak
Sen: Umut kaynağı, alınterisin...
Sen: Gökte yıldızsın, uykularda düş..
Sen: Yeşil ekinsin, sen beyaz gülüş
... (devamı)
35 kere okundu, 0 yorum var..
|
[b]Yalanmıydı bunca yıl yaşananlar
Bir oyuncak bir eşyanmıydım senin
Sahtemiydi o gülüşlerin
Gidişinle öldürdün beni
Şimdi yalnız bir başıma
Avare dolaşırım senden uzakta
... (devamı)
612 kere okundu, 7 yorum var..
|
[b]Yine sessiz bir kış seheri, odamın perdeleri açık, kar usul usul yağıyor şehrime. Dört tane duvar
, yaylı yatağım , yatağımın baş ucunda duran ahşap sehpa ve üzerindeki içi boş vazo; geçen sene
vardı içinde bir şeyler ama zamana, birazda susuzluğa yenik düştüler. Kocaman dev blokları olan
dillere destan bir konağın arkasına saklanmış küçük ,ahşap bir evdeyim işte. Kimim kimsem yok,
annemi hiç görmedim , babam; bir yaz akşamıydı iyi hatırlıyorum , sofada oturmuş gümüş kabzalı
tabancasını temizliyordu, ben yan odada elimi kafese daldırmış babamın kanaryasını tutmaya
uğraşıyordum . Babam sinirli adamdı kızdığı zaman eline ne geçerse fırlatır, yeri göğü inletirdi,
bana hiç kızmamıştı belki o silah patlamasaydı bir gün bana da sinirlenecek belki bir tokat
patlatacaktı yanağıma . Silah sesini duydum öyle bir irkildim ki masadaki kafes yere yığılı verdi ,
bir an kuşun delicesine çırpınışını gördüm, içim korkuyla dolmuştu hemen sofaya koştum babam yerde
öylesine yatıyordu ki korkudan yaklaşamadım bile . küçük kanaryamda ölmüştü babam da, artık hiç
kimsem yoktu. İlk başlarda böyle olmadığını sanıyordum baba tarafımdan akrabalarım vardı, iki üç yıl
sonra kendimi sokaklarda buldum . Ne babam vardı ne de bir yakınım. Yirmilerimde bir kız sevdim!
İşte şimdi bu küçük kasabadayım yalnızlığımda pek bir değişiklik yok ama biraz yaşlandık galiba
gelecek ay elliyi devireceğim. Neyse ağır ağır çıkmak gerek rahat musalla taşından, eh şimdilik
rahat tabi arkamıza cemaat gelirde Allahuekber denilince sırtımız ya rahatta olur yada azapta.
Adamın çıkası da gelmiyor sıcacık yorganın altından, şimdi sen tut buz gibi havada kalk işe git
olacak iş mi yahu! "Tak tak" , ha! sen kimsin be seher bülbülü sabahın köründe? "geldim geldim" ses
soluk yok gitti mi acaba? Ceketim nerede yahu bulamıyorum, hay aksi , yerlerde buz kesmiş .Eee
neredesin seher bülbülü? Öyle geçerken ihtiyarı yatağından kaldırayım diye mi uğradın? Yoksa yuvanı
mı şaşırdın?
Buda nesi be eski toprak! Aman, aman şaka maka iyice yaşlandın eski toprak baksana yerden bir kağıdı
bile alamıyorsun, tamamdır işte sabahları hep böyle olur cıvatalar soğuktan sıkılaşıyor
eğilemiyorsun ,eğilirsen doğrulamıyorsun.
"Sen benim kadar sevebilir misin? " hah ha haaaa ne bu eski toprak? Bizim bilmediğimiz bir gizli
hayranın mı var? Baksana sabahın altısında kapıya bırakılan pembe bir mektup hem isimsiz, hem aşklı
meşkli. Neyse bu arada iliklerim dondu gir içeri ne demeye kapının önünde alık alık bekliyorsun
sanki bırakan geri dönecekmiş gibi,! Şöyle sıcak bir çay iyi gider yediğimiz bu soğuğun üstüne, bu
arada da şu alacalı bulacalı mektubu rahat rahat okuruz.
Ohhh içim ısındı ciğerlerimiz cana geldi be eski toprak. Ne diyor bizim seher bülbülü bir bakalım.
Hah tamam! Bohça sarar gibi sarmış mübarek kat kat, adam mektubu açarken yoruluyor inşallah
içindekiler bizi bu kadar yormaz.
"Bu mektubu sana hem çok uzaklardan hem de çok yakınından yazıyorum sevdiğim!
... (devamı)
37 kere okundu, 0 yorum var..
|
|
ufff üfff beee kıza bak ne biçim güzel yaw. üfff üffff 
15.11.2008 23:52 |
al nan sana yoyum 
16.09.2008 05:12 |
|
|
|
 |
|
|
 |