 |
 |
ceza_suc
OFFLINE (Müdavim)
Erkek / 19 yaşında Bursa, Türkiye
|
Puan: 11,947
Kredi: 3,031
Son Giriş: 17 Eyl 2008 11:52
|
|
|
| |
|
|
|
|
ben benim sen kimsin peki 
alkışlama öylece çık sayfamdan 
yada çıkmadan oku biraz 
okudunmu 
hadi yolun açık olsun |
(...)
Gitmek zorundayım ama yel kadar aceleci değilim.Günümüzün bittiği yerde yeni bir gün başlamaz.Doğan güneş, batarken bizi bıraktığı yerde bulamaz., seninle geçirdiğim zaman kısa idi.Ama şu söylediğim sözler, ondan daha da kısadır.sevgim belleğinden silinmeye başladığı zaman, ben tekrar geleceğim.Ozaman kalbim daha zengin olacak ve dudaklarım ruhumun sesini daha güzel anlatacak., İnsanın ihtiyaçları değil ama, aşkı, aşkının inandırmak zorunda olduğu ihtiyaçları değişmez., Ayrışığın kaçınılmazlığından habersiz olduğun zaman sararıp solan günlerine ağla., Bir insan için, bütün hayatını, kurumuş dudaklara doğru akan, bir çeşmeye çevirmekten daha büyük bir mükafat olamaz.Eğer soluğun alınıp verilişini görseydin, diğer bütün gördüklerini görmeyebilirdin.Eğer rüyanın fısıltısını işitebilseydin, başka bir ses duymayabilirdin
|
|
Susuyorum Artık..
Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum..., Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok? Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!, Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…, Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki. Kendimi bulup bulup kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade etmiyor. Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi okumuşum, gibi söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim..., Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla. Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum..., Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde? Kocaman bir hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan…, Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor, elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…, Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime su serpecek elin sahibini... Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini… Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan. Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken... Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı... İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan., İşte yine susuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum her şiir kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor... Yalancı gülümseyişlerle beni ciddiyete çağıran insanları da önemsemiyorum. Elimden kayıp gidenlerden korkmadığımı bilmiyor ki hiç biri…
|
|
|
Bu üye henüz hiç blog yazmamış?!
|
|
|
 |
|
|
 |