XIII. asırdan sonra Türk cemiyet hayatında çeşitli zümre ve çevrelerin teşekkülü, değişik edebî
mahsullerin ortaya çıkmasına sebep olmuştu. Saray, konak, medrese çevrelerinde ve bunlara yakın
topluluklarda okumuşlara mahsus yeni bir edebiyat doğmaya başlamıştı. Kaynağını ve örneğini daha çok
İran edebiyatından alan, İslâm kültürünün bütün kollarından belenen, Türk ruhunun hususiyetlerini
aksettiren ve mahallî çizgileri veren bu edebiyat, 600 yıldan fazla devam etmiş ve canlılığını
kaybetmekle beraber günümüze kadar gelmiştir.
Yüksek zümre edebiyatı denen ve asırlar boyunca dil ve muhteva bakımından örnek teşkil ettiği ve
okullarda okutulduğu için "klasik" kabul edilen bu edebiyat, umumiyetle Divan edebiyatı ismiyle
tanınmıştır. Bu suretle adlandırılmasına sebep, bu edebiyatın daha çok manzum eserlerden meydana
gelmesi ve şiir kitaplarına "divan" denmesidir.
Divan şiiri Anadolu'da XIII. asırda Selçuklular zamanında Hoca Dehhânî ile başlamıştır. XIV. asırda
Ahmedî, Şeyhoğlu, Ahmed-i Dâî gibi şairlere sahip bulunan bu edebiyatın ilk büyük üstadı XV. asırda
yaşamış olan Şeyhî'dir. Fatih devrinde Ahmet Paşa ve daha sonra Necâtî'yi yetiştiren Divan şiiri
XVI. asırda Zâtî, Bâkî, Hayâlî, Taşlıcalı Yahya, Nev'î, Fuzûlî, Rûhî-i Bağdâdî, Hâkanî, XVII. asırda
Şeyhülislâm Yahya, Nef'î, Nâilî, Necâtî, Nev'î-zâde Atâî, Nâbî, Sâbit. XVIII. asırda Nedim, Şeyh
Galib, Râgıb Paşa, XIX. asırda Yenişehirli Avni, Ziya Paşa gibi büyük sanatkârların eserleriyle
fevkalâde bir gelişme göstermiştir.
İslâm kültürü kaynağından beslenen ve bilhassa başlangıçta İran edebiyatını örnek alan Divan
edebiyatımız muhteva itibariyle çok çeşitli unsurlara dayanmaktadır. Divan edebiyatının iç
zenginliğini ve özünü teşkil eden ve bugün onu iyi anlamak için bilinmesi gereken bu eski kültür ve
bilgi malzemesi şunlardır :
1- Dinî inançlar (âyet ve hadisler),
2- İslâmî ilimler (tefsir, kelâm, fıkıh)
3- İslâm tarihi,
... (devamı)
107 kere okundu, 0 yorum var..
|
Türkçe'nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devrede Ana Türkçe ve daha
sonraki devresinde İlk Türkçe adı verilmektedir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe
farazî bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe
devresi; Büyük Hun İmparatorluğu zamanındaki Türkçe'dir. Bu devreden elimize herhangi bir örnek
geçmemiştir. Hun devrinde söylenmiş bâzı şiirleri Çince metinlerden öğrenmek mümkündür. Vesikalara
dayanan devre; Eski Türkçe adı verilen devrededir. Bu devrede milâdın başlangıcından II. asra kadar
devam etmiştir. (Eski
Türkçe denince ilmî araştırmalarda II. asır akla gelir.) Türkçe'nin tarihî gelişmesi üç devreye
ayrılmaktadır.
1- Eski Türkçe devresi : Başlangıçtan, II. asra kadar.
2- Orta Türkçe devresi : II. asır - 13. asır arası.
3- Yeni Türkçe devesi : 13. asır - 20. asır arası.
1. Eski Türkçe Devresi : Bu devrenin bilinen ilk metinleri 8. yüzyılda dikilmiş olan Orhun
anıtlarıdır. Bu devre de içinde ikiye ayrılır.
... (devamı)
422 kere okundu, 0 yorum var..
|
HTC'nin yeni PDA telefonu, parmakla dokunarak menüler arasında ve İnternet’te dolaşmaya yeni bir
boyut getiriyor.
Microsoft Windows Mobile tabanlı akıllı cihazlar pazarında dünya lideri HTC Corp., şaşırtıcı
derecede küçük ve tasarım harikası mobil telefonu HTC Touch'u tüm dünyada pazara sundu. HTC Touch,
sezgisel dokunmatik ekran navigasyonuna yenilikçi bir yaklaşım ve günümüzde kullanıcıların istediği
güçlü ve çok fonksiyonlu mobil cihaz deneyimine yepyeni bir sadelik getiriyor
Temelleri HTC'nin mobil telefon yenilikleriyle dolu 10 yıllık zengin tarihine dayanan HTC Touch,
yoğun Ar-Ge çalışmaları ve parmak ucuyla kontrolünün daha verimli, doğal ve sezgisel dokunmatik
ekran dolaşımına olanak tanıdığı inancıyla tasarlandı. Çığır açan HTC Touch, parmağı tanıyarak ve
ekran üzerindeki hareketlerine tepki vererek dokunmatik ekran tabanlı cihazların kontrolünde yeni ve
benzersiz bir yol sunuyor. Öyle ki cihaz ekrana dokunan parmakla kalem arasındaki farkı algılayıp
ona göre tepki veriyor.
... (devamı)
230 kere okundu, 3 yorum var..
|
|