 |
 |
gonulyorgunu
OFFLINE (Müdavim)
Erkek / 22 yaşında Istanbul, Türkiye
|
Puan: 920,761
Kredi: 293,156
Son Giriş: 07 Eyl 2008 17:18
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
Sitemizin Tescilli Yorgunu 
Bir Süreliğine Servis Dışı..!!
çünkü burayı dasilvabobo,nam-ı diğer Gül
işgal etti 
boşuna beklemeyin,hııh |
Bir papatya tarlası düşün.. İlkbahar ayı.. Ve sen, onun yanından geçen yolda yürüyorsun... Ve o
papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker.. Binlercesinden birisidir ama sen, onun yanına
gidersin.. Onda seni çeken bir şeyler vardır.. O papatyayı olduğu yerden koparırsın.. Sadece senin
olsun istersin, sadece senin.. Öleceğini düşünmeden. Ve gidersin o tarladan... İçindeki şiddetin
durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. İşte bu Tutku...
Yine o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni
çeker.. Yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın.. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için
herşeyi yapmak istersin... Dokunmak istersin.. Dokunamazsın, orda, onunla ölmek istersin. Ama birden
hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsın onun kokusuna..
Unutturur herşeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin.. O papatya orda kalmıştır, yüreğinin
bir kenarında.. Paylaşılmamıştır bir çok şey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. İşte bu
AŞK...
Yine o yoldasın.. Papatya tarlasının yanından geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasının
içinde seni çeker.. Gidersin yanına.. Orda kalakalırsın.. O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsın..
Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadığına inanırsın.. Ve
orda onunla ölene kadar birlikte kalırsın... İşte bu da Sevgi...
325 kere okundu, 1 yorum var..
|
[b]Burada yazılanlar çoğumuzun kitaplarından tanıdığı Doğan Cüceloğlu'nun kendi kaleminden
çıkmıştır. Öğretmenlik mesleğine gönül veren ya da gönül vermek isteyenlerin ufkunu genişletmesi
açısından sizinle paylaşmak istedim.
"Ben yedi yaşında okula başladım.
İlk gün öğretmen bir oğlanı cetvelle dövdü; kıpır kıpır yerinde duramayan, bugünkü bilgiler
çerçevesinde büyük olasılıkla hiperaktif tanısı konacak olan,Şükrü adında ufak bir oğlan çocuğu.
Çok korktum. Ertesi gün hastalandım. Sıtma oldum. Sarhoş iğnecinin iğnesi sinire geldiği için ayağım
kurudu, zayıfladı ve topal oldum. O yıl okula gidemedim.
Rahmetlik annem bacağıma aylarca sıcak kepek lapası sardı, geceler boyunca kan yürüsün diye o
bacağımı ovdu. Ve ayağıma kan yürüdü, can geldi, dokuz ay sonra topal aksak yürümeye başladım.
Ertesi yıl sekiz yaşında korkarak okula gittim. İlk günü güler yüzlü sıcacık bakışlı bir öğretmen
bizimle beraber çocuk şarkıları söyledi. 'Aferin çocuklar, ne kadar güzel söylediniz' dedi. ve benim
başımı okşadı. Gözümün içine baktı, gülümsedi.
Son dersten sonra eve koşarak gittim, yolda coşkuyla şöyle bağırdığımı hatırlıyorum:'Ben okulumu
seviyorum,ben okulumu seviyorum.'
... (devamı)
351 kere okundu, 0 yorum var..
|
[b]Bir gün ülkenin küçük kasabalarından olan Yitan'da şöyle bir haber yayılmış:
- Güzel başkentimizde bir akıl okulu varmış. Her kim o okula giderse orada akıl öğretiliyormuş.
Herkes bu haberi şaşkınlıkla birbirine anlatıyormuş. Kasabanın en zenginlerinden olan bir adam da bu
haberi duyunca kahkahalarla gülmeye başlamış:
- Efendim, hayatımda hiç bu kadar komik bir şey duymamıştım. Bir insan akıllıysa akıllıdır. Sonradan
akıl kazanılır mı hiç? Olacak şey midir? Duyulmuş mudur? Görülmüş müdür?
Bu adam çok zengin olduğu için çocuklarının hiçbirisini okutmamış. Öyle çok parası varmış ki, istese
kasabanın tamamını satın alabilirmiş. Fakat çocuklarına devamlı şöyle diyormuş:
- Şükürler olsun çok paramız var. Yine de paramıza para katmalıyız. Ne kadar çok kazanırsak o kadar
güçlü oluruz. Çocuklarından biri ise, babasının bu düşüncesine katılmıyormuş. Devamlı:
- Babacığım, okumak gibisi var mıdır? Diyormuş. Bak ne çok paramız var. Ama bu parayla bilgi satın
alamayız. Buna kimsenin de gücü yetmez. Neden okumayı kötü görüyorsun? Adam, çocuğunun bu sözlerini
günlerce, gecelerce düşünmüş durmuş. Sabahlara kadar sayıklar olmuş: 'Akıl Okulu? Akıl Okulu?'.Bir
sabah dayanamamış ve kararını vermiş:
... (devamı)
335 kere okundu, 3 yorum var..
|
|
yorgun babaaaa bobo anne nerde????...
30.08.2008 19:02 |
Baba...
Sana O Kadar Kızıyorum Ki Anlatamam...
Şu Nalet Hattını Açsan Bi Eksiklik Duyacaksın Değil mi
19.08.2008 20:28 |
kanka geçmiş dogum günün kutlu mutlu umutlu olsun yaşlandın lan..aynı benim gibi. 
18.08.2008 00:44 |
|
|
|
 |
|
|
 |