 |
 |
kotan
OFFLINE (Müdavim)
Erkek / 24 yaşında Samsun, Türkiye
|
Puan: 119,242
Kredi: 39,742
Son Giriş: 12 Eyl 2008 03:47
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
©º°¨¨°º© KoTaN ©º°¨¨°º© |
hayat
bir sahne mi hayat?, seyircisi çok, ya da yalnızsın..., oyuncu kadrosu kalabalık, ya da tek kişisin..., senaryosu hazır, ya da doğaçlama yaşıyorsun hayatı..., trajedi mi, komedi mi, ne?, mutlu son var mı, yani yalan mı???, yoksa, hatırlamakta güçlük çekilen, mutlu anlar mı???, rüya mı yoksa herşey, gerçek nedir ki aslında?, alkış mı alıyorsun, bolca eleştiri mi?, oyun başladı, devam ediyor, her uykuya dalışta, çıkmak istiyorsun bu kadrodan, ertesi sabah, gözlerin aralandığında, sahne sıran geliyor...
|
|
ARKADAŞLIK ÜZERİNE
1-Sıradan bir Arkadaş, sizi asla ağlarken görmez. Gerçek arkadaşın, omuzları, sizin göz yaşlarınızdan sırılsıklam olmuştur., 2-Sıradan bir arkadaş sizin anne ve babanızın adlarını bilmez. Gerçek, arkadaş ise, onları adres defterine not eder., 3-Sıradan bir arkadaş verdiğiniz davete bir şişe kola getirir. Gerçek, hazırlığınıza yardım etmek için erken gelir ve geç saatlere dek, size evinizi temizlemeniz için yardım eder., 4-Sıradan bir Arkadaş o yatağına uyurken, ona telefon etmenizden nefret eder., Gerçek arkadaş ise sizin neden bu denli geç saatte aradığınızı sorar., Ve bir sorun olup olmadığını öğrenmek ister., 5-Sıradan bir arkadaş sorunlarınızı araştırmak için sizinle konuşur., Gerçek arkadaş ise sorunlarınızı çözmek için araştırır., 6-Sıradan bir arkadaş sizin duygusal yaşamınızı merak eder. Gerçek arkadaş, ise, sizin o konudaki acılarınızı paylaşır., 7-Sıradan bir arkadaş evinize geldiğinde bir konuk gibi davranır. Gerçek, buzdolabınızı açar, kendine yiyecek bir Şeyler hazırlayıp, kendi evindeymişçesine rahat davranır., 8-Sıradan bir arkadaş onunla tartıştığınızda arkadaşlığınızın sona, erdiğini düşünür. Gerçek arkadaş ise, tartışmalarınızın aranızdaki dostluk, ilişkisini bozmayacağını bilen kişidir.
|
|
Gençliyin Mesajı
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk Bağımsız Cumhuriyetinin sonsuza dek bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir., Gelecekte de, hiçbir güç bizi yolumuzdan döndüremeyecektir., Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle bilinçlidir., En değerli emanetin olan Türk Bağımsızlığı ve Cumhuriyeti, varlığımızın temeli olarak eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir., Bu kutsal emanete yönelen içte ve dışta bütün saldırılar, inanç dolu göğsümüze çarpacak ve parçalanacaktır., Bağımsızlığımıza ve Cumhuriyetimize kasdedecek düşmanlar en modern silahlarla donatılmış olarak, en güçlü ordularla üzerimize saldırsalar bile, ulusal bilincimizin ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır., Çünkü, Bağımsızlığımıza ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında binlerce yıllık şerefli Türk Tarihinin yılmaz evlatlarını, Cumhuriyet Devrimlerinin erdemli ve inançlı gençliğini bulacaklardır., EY EN BÜYÜK TÜRK!, Bağımsızlığımızı ve Cumhuriyetimizi korumak zorunluluğu doğunca, içinde bulunacağımız durum ve koşullar ne olursa olsun, gücümüzü ve cesaretimizi damarlarımızdaki soylu kandan alarak; bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek kararlılığındayız.
|
|
|
Bu üyenin henüz hiç arkadaşı yok, ama nasıl olur??
|
Müziği yine son ses açtım, odamdaki sigara dumanı gözlerimi acıtıyor.. ne kadar sigara içtim..
hesaplamadım, yerde 4 boş paket var, küllük dolmuş. hepsini şimdi mi içtim bunların.. gelme, off..
yine geldin aklıma işte, sigara Paketinin üstünde bir resim var bakmama izin ver.. konuşmayacaksın
değil mi yine, halbuki hep karşımda oturuyorsun, senelerdir nereye gitsen benimlesin... ama daha bir
kelime çıkmadı dudaklarından, iyiye işaret galiba bu, bir de konuşmaya başlasam herhalde, tıkarlar
artık tımarhaneye.. doktorlardan nefret ediyorum, senelerdir, bir bok yaptıkları yok. şizofren
olacakmışım... şizofren ne demek? neyse... müzik son ses, yatıyorum.. müziği duymamak için kafamı
yastığın altına gömsem iyi olacak, o zaman da seni göremem.. boşver tamam, sadece yatacağım, yarın
okul, sınav... bu sene de kalacağım herhalde, gözetim listesi falan.. acaba 2 kere kalınca kesin
atarlar mı okuldan? iyi onlar okuluma son versinler, ben hayatıma, uzatayım biraz daha, ölümü
erteleyeyim. korkuyorum aslında, yoksa okul bahane galiba yaşamama. Ne olacağım ölünce, çürüyüp
toprak altında.. içime kurtlar dolacak... sanki şimdi farklı, karnımı kessem, yine kurtlar çıkar mı
acaba içimden? ölünce belki, bir çiçeğin damarlarında yeniden canlanırım, sonra beyaz bir kuşun
midesinde... kanı olurum, kalbi olurum.. kalbi dedim de yine sen geldin aklıma.. işte güldürdün
beni, aklıma gelmişmiş, sanki çıkıyorsun da aklımdan... 3 senedir aslına bakarsan son 1 yıldır her
saniye sen dolaşıyorsun damarlarımda.. kalbi olurum, kuş olurum.. hayat olurum yeniden. ne yapardım
acaba, ne yapacağım, çıkabildiğim kadar yükseğe çıkardım, denizin ortasında, bulduğum bir kayalığa
serbest dalış yapardım sonra.. kanım denize karışır, sonra bir balık olurdum, denizde... sahile...
yok işte, hayat olamam bir türlü, sen de kuş, balık olurmuydun benimle? hayır değil mi, yine hayır!
bu yüzden prensesim, bu yüzden...
sınavdan sonra yine mi doktora gideceğim? yeter artık, bir kadeh daha içsem uyuyabilirmiyim. doktor
uyutabilirmisin beni.. atları uyuttukları gibi, sonsuza...madem yapmayacaksın uğraştırma beni, saçma
saçma konuşmalar. "hadi şimdi çocukluığuna gidelim" niye gidelim kardeşim, manyak mısın? ne
arıyorsun beynimin kıvrımlarında? çocukluğum da o benim, gençliğim de o, hayatım da...
ölümüm de o olacak galiba doktor, git başımdan.
hala müzik çalıyor, kabus muydu bütün bunlar? bunlar kabussa gerçek ne? acaba bir gün bu kabus
bitecek mi, uyandığımda anneciğim silecek mi terimi? yeter be... biliyorum olmayacak... sen de
olmayacaksın prensesim... ben de..
127 kere okundu, 2 yorum var..
|
Gürültü, patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka
türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.Sana bir kötülük yapıldığında
verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma, içten ol;
telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile
dinle onları; çünkü dünyada herkesin anlatacak bir öyküsü vardır. Yanlız planların değil,
başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki
dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın.
İşini öyle sevki, başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar
başlatmış olacaksın. Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve
unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum
taneciğinden daha fazla değildir. Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.
Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu
sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada
bırakacabileceğin en iyi miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri
gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.
Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın
fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Arasıra isyana yönelecek olsan
da hatırla ki, evreni yargılamak imkans zdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle
barış içinde ol. Hatırlarmısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle
bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol.
Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya
yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.
221 kere okundu, 6 yorum var..
|
Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşının az ileride
kanlar içinde yere düştügünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin
üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
- Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?..
Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
- Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş... Büyük ihtimalle
ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın..
... (devamı)
299 kere okundu, 5 yorum var..
|
|
|
|
 |
|
|
 |