komik eğlenceli resimler filmler videolar haberler kartlar resim haber gazete mizah film video email bedava mail türkiye siteler türk eğlence siteleri mizah komedi resim film
   Kullanıcı adı :    Şifre :    Hatırla    anasayfa arama üye olayım yardım  

mavi_yolculuk OFFLINE (Müdavim)

Erkek / 26 yaşında    İzmir, Türkiye
Puan: 84,275
Kredi: 28,092
Son Giriş: 20 Kas 2008 19:46


Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.


 
mavi_yolculuk mavi_yolculuk
Doğum Tarihi: 25 Oca 1982
Meslek: Serbest Meslek
 
Detaylar:  

Resimleri (0)
Videoları (0)
Haberleri (0)
Fıkraları (0)


KomikMiyim Resimleri (0)
KomikAlbüm Resimleri (0)


Forum Başlıkları (0)
Forum Mesajları (7)
Yazdığı Yorumlar (7)
Favorileri (0)
Blogları (13)


Online: 18 gün, 23:11:40
885 günlük üye
303 gün giriş yapmış

Resim Görüntüleme: 853
Video İzleme: 99
Oyun Oynama: 136
Haber Okuma: 2
Fıkra Okuma: 0

Alkışlanma: 0
Hakkında:

.Aslında ben pek kendimi anlatmayı sevmiyorum ama adet yerini bulsun diye bende bi kaç satır
yazatım..
ben ..herşeyden önce dostluğa önem veren arkadaşlığa önem veren biriyim.ayrıca güler yüzlü sempatik
neşeli ve duygusalım da..yalandan nefret ederim ama açık sözlü ve dürüs insanları severim...eğer ben
arkadaşlık için gelmiş isem .en önemlisi yalansız olmalı dürüst olmalı gerçekçi olmalı doğal
olmalı..işte ben.....
........................................ ...................................
Ben seni sevmeyi sevdim Ben senin beni sevme şansını sevdim Ben senin için kurduğum hayalleri sevdim
Ben seninle bahar yağmurlarının altında gezmeyi sevdim Ben seni kalbimle sevdim...KOPYACI........S&S


Listeleri (Toplam 2 liste)

merhaba ey arkadaşlık merhaba ey dostluk merhaba

Aydınlıktır sevgi: yarınlara çizilen yoldur sırat gibi. Aşk ise bu yollar üzerinde uyulması gereken kurallardır. Sevgide temel ilke özgüven, sonuç saadet; aşkta temel ilke doyumsuzluk ve fedakarlık sonuçta ya ölüme eş azaptır ya da sefakarlık., Umuttur sevgi....., Seven insan yalnızlığı kaldıramaz ve sevilmeyi bekler. Eğer seviyor ve seviliyorsa sevgi kıvamına gelmiştir ama seviyor buna rağmen sevilmiyorsa bu sevgiden aşka dönüşme yoluna girmiştir. Ama seven insan vazgeçmez. Aşığın ise iki pragmatiği vardır. Ya canını feda eder yada yiğitliğinden vazgeçip doğruluğu terk eder. Seven bunu yapmaz. Aşık kolay vazgeçebilir yada kolay aşık olabilir bir başkasına fakat sevgide hürriyeti ve sadakati ilke edinir insan; en küçük bir desise de bile bir hançer saplanır bağrına., Nebatat ve kainat çerçevesinde insanın fark edemediği şey sevgi ile aşk arasında çok uzun hudutlar olduğudur. Aşk evrenseldir. Aşık olan her şeyi düşünüp ister. Ama seven insan kendini belli kalıplara sokmuştur. Sevdiğinden ve sevdiği ile beraber olmaktan başka bir şey düşünemez. Sevgi rasyonalizme eş değer yargıdadır, doğrularla kendini var eder. Aşkta ise DOĞRU manasını yitirmiştir ve aşk hakikati bitirmiştir


İlgi Alanlarım

GEZMEK/EĞLENMEK/YÜZMEK/BİLARDO OYNAMAK/TENİS/VOLEYBOL/ ARKADAŞLARIM/VE SAHİL KENARINDA GÜN BATIMINI SEYRETMEK EN GÜZEL ŞEKİLDE ../İBRAHİM ERKAL/SEZEN AKSU/EDİP AKBAYRAM




Arkadaşları (Toplam 0 arkadaş)

Bu üyenin henüz hiç arkadaşı yok, ama nasıl olur??



Blogları (Toplam 13 blog) | Hepsini Göster

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk
karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı
duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları
biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. Ikisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı
aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf
birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa,
onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız
kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın
sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep
mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için
ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden
değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek
eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, bütün
mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk
yerine, sevgilerini büyüttüler... Senin için ölürüm derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adma
Hayır, ben senin için ölürüm diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına
bak.... Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok
sevdiğimi sakın unutma Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan
kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı
armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak
zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar
verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık
bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir
gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde satılık levhası asılı olan. Ne
dersin, bu evi alalım mı? dedi adama. Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda
çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım
burayı... Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim? diye yanıt verdi adam. Amerika’daki tıp
kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık....

... (devamı)

55 kere okundu, 1 yorum var..

Kelimelerin ruhu yansıtmıyordu didarını
Mehtabın gümüşî yüzü, yüzüne çarpardı
Yüzün, kırılmış aynaların parçalanışıydı
Kutup yıldızıydın, uzatırken elimi düşerdin
Dokunamazdım siluetine
Karmaşanın orta yerinde buldum seni…
Kaosların usu sarmaladığı bir lahzaydı

... (devamı)

126 kere okundu, 1 yorum var..

Yitik bir sevdanın ardından hüzünlü şarkısını çalar,
Buğulanmış bir güz mevsiminde
Sisli bir Doğu Akşamında radyolar.

Geceleri bir başkadır seni düşünmek,
Sensizliklerde şehrimin,
Karanlık çöker şakaklarıma, çırılçıplak bir aydınlıkta,

... (devamı)

109 kere okundu, 0 yorum var..


Hakkında ne dediler? (Toplam 54 yorum) | Hepsini Göster

slm nasılısn çok seyrek uğruyosun ya da denk düşmüyoz heralde daha sık görüşmek dileğiyle

29.02.2008 18:11

slm nasılsın arkadaşım nasıl gidiyo hayat bu arada slm sabah hak getire iyi akşanlar sana

07.11.2007 19:58

teşekkür ederim saolasın

07.08.2007 00:48


Bu üyenin diğer üyelere yazdığı 299 yorum var, görmek için tıkla!




Mesajlaşma
      ve Arkadaşlık
Site üyelerine mesaj gönderip almak için siteye giriş yapmalısınız.
Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Şifremi unuttum






İmitasyon Dünya



Yedek Şapka(lar)



Boyundan Büyük İşi Beceren Köpek



Rontgencileri Yakalayan Kasketler


Kullanım Sözleşmesi | Reklam | Bize ulaşın | İstatistikler | Sitene Ekle | Site Haritası
| © 2001-2007 Komikler.com
v0.56.0110