 |
 |
meri_ii
OFFLINE (Müdavim)
Kadın / 17 yaşında Istanbul, Türkiye
|
Puan: 27,321
Kredi: 9,107
Son Giriş: 03 Oca 2009 16:01
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
sagım solum belli olmaz!!........
ben sıratın canbazı, dogal bir felaket, sosyal bir belayım ben deliyim.
bulmacaya benzerim kimi zaman soldan saga bir nota
kimi zaman ykarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir tanrıyımmm |
|
---ZİYARETCİYE BİLGİLER--
1=MSN VERME İSTEME CVP YAZMAM!!!!!
2=msj olarak çalıntı özlü söz yollama bıktım
3=ARKADAŞ istiyorum sevgili degil
4=umarım çooook iyi anlaşırız
hady bys |
>>>>>Bİ SLM BİLE YAZMADAN EKLEME TALEBİ YOLLAYAN KAZMALARA GIÇIK OLUOM |
...........0
........./|\
...........|
........../ \
...........|__
................|__
.....................|__
..........................|__
...............................| ı----------MELANKOLİK BİR HAYATA DÜŞÜYORUM.....
(MELANKOLİK RUHUM İNTİHARA MEGİLLİ ÖLMEK İSTİYORUM ÖLEMİYORUM)
|
| YARIN Kİ GAZETELER ÖLDÜĞÜMÜ YAZACAK!!! |
HANGİNİZ FARKLISINIZ Kİ,
arkadaş listesine birgün insan kıtlıgı çıkar die kişi ekleyenler benden uzak durunnnnn
|
yorum ve alkışa ihtiyaçım yok, |
Galata Kulesi
in Aşkı
İstanbul, masallardaki Kaf dağı..., aşkların, aşıkların kenti..., sarhoşların meyhanesi..., Ve İstanbul’u onn varlığyla İstanbul yapn, gizemni taşıyn, alımlı, sevdalı, denizn ortasnda, bir baına, yalnz, kendi kendne yeten, İstanbul’un uyurgezer kızı. Ulaşılmz Kız Kulesi., Ve rüyalar aleminden gerçeğe kanatlarıyla akmış, Haliç’tn Boğaz’a doğru usul usul süzüln, var olduğundn bu yana dimdik ayakta İstanbul’u seyredn Galata Kulesi., Galata Kulesi’nn Kız Kulesi’ne aşkını bilir misinz?, İstanbul’un topraklarndan fışkran, gökyüznden akan, denizindn çıkan hep sevdaykn vurulmş Galata Kulesi Kız Kulesi’ne... Zerafetne, ihtişamına hayrn kalmş., Bakmayn Kız Kulesi
in aldrmaz tavırlarna, her ne kadar ilgilenmyormş gibi gözükse de o da vurulmş Galata Kulesi
e. Lakin Kız Kulesi’nin ünü fazla olduğundn, endamlı olduğundn, alımlı olduğundn herkesn gönlü varmş onda... Ve Kız Kulesi de bundandr gözü yükseklerdeymş., Galata Kulesi bunu bildiği halde asırlardr gözlerinn içine bakmş sevdiğinn ve sevmş hep sevmiş. Bu büyük sevda uğruna kaç kez ıslanmş İstanbul’un delicesne yağan yağmurnda..., Sonunda Kız Kulesi de sevdiğini söylemş Galata Kulesi’ne... İstnbul’un uykuda olduğu zamanlr fısıldaşr dururlarmş. Öyle gizli konuşurlrmş ki dalgalarn sesi örtermş seslerni. Çünkü martılarn konuştklarnı duymalarnı istemzlermş. Galata Kulesi sevdiceğne şiirler yazr, yürek çalkalayn şarkılr söylermş. Kız Kulesi de yunuslrla gönderrmş selamnı..., Ama gel gör ki koskoca bir Boğaz varmş hep aralarnda. Ve bu Boğaz Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nin birleşmelrne hiç izin vermzmş..., Onlar da asırlr boyunca yaptklrı gibi bakışmalrla, gecelri konuşmalrla, yunuslar aracılığyla slm göndermelrle yetinirlrmş., Hikayesini bilir misniz dedm ya Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nn., İşte ben bir Kız Kulesi., İstanbul’un uyuyn prensesi., Ve sen Galata Kulesi., Bu dünyada bir deli aşık yani.
|
|
EYY AŞK
HEDEF ALIP VURSANDA ÖZENLİ SÖZLERİN OKLARIYLA SÜSLEMEDİM HARFLERİ ADINI OLUŞTURANLARIN DIŞINDA DÖKMEDİM YÜREGİMİ KİMSENİN GÖZLERİNE EYY AŞK BENİ YAĞMALA ATEŞ ET ARKA ARKAYA AŞK BENİ TARA BİTSİN HİÇ HİÇ BİRŞEY UMRUMDA DEGİL DAGLARIM YARALARIM ÇABUK GEÇSİN ÖĞRENİRKEN HASRETİNLE SEVİŞMEYİ GÖZ YAŞLARIM AKA BİLİRLER ÖZGÜRCE İÇİNDE ÖYLE GÜZELSİNKİ ONU KİRLETMİYECEGİM SENİNLE
|
|
GİDİYORUM BENİ GÜZEL HATIRLA
Beni güzel hatırla!Bunlar son satırlar.Farzet ki bir rüzgardım esip geçtim hayatından yada bir yağmur, sel oldum sokağında toprak çekti suyu sonrasında.Kaybolup gittim.Belki bir rüyaydım senin için uyandın ve ben bittim.Beni güzel hatırla!Çünkü sevdim seni ben.Herşeyini.Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın yüzüne vurmadım hiç bir eksikliğini.Beni üzdün kınamadım.Alıştım vefasızlığa.El oldun aldırmadım.Beni güzel hatırla!Sayfalarca mektup bıraktım sana.Şiirler yazdım her gece.Çoğunu okutmadım.Sakladım günahını, sevabını içimde.Sessizce gittim.Senden öncekiler gibi sende anlamadın.beni güzel hatırla!Gülüşümü, gözlerimi sonra sesimi bıraktım sana.En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka.Söylenmemiş merhabalar bıraktım her köşeye.Vedalar bıraktım duraklarda.Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda.Beni güzel hatırla!Dizlerimde uyuduğunu, uçuşan saçlarını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı...Mutlu olduğun anları getir gözlerinin önüne.Alnından öptüğüm dakikaları...Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün.Şaşırtmayı severim biliyorsun buda sana son sürprizim olsun.Şimdi seninle yaşanan günlerin hepsini ateşe veriyorum.Beni güzel hatırla!gidiyorum, sevgim içimde sözcükler dilimde.Gidiyorum.Giderken söylediğim sadece iki kelime SENİ SEVİYORUM....., ???
|
|
|
Sinderella:Hatun kısmının gece 12'den sonra sokakta
işi yoktur..
Pamuk Prenses:Her beleşe gelen elma
yenmemelidir,kadınlar kadınları kıskanır,aynalar yalan
söylemez,
... (devamı)
42 kere okundu, 1 yorum var..
|
[b] Ah! Her şeyi anlamak, her şeyin sonunu hissedebilmek, hiçbir zaman mutlu olamamak, her
davranışın gerçek sonunu görebilmek… Keşke Dostoyevski okumasaydım; bir budala gibi küçücük şeylerle
mutlu olabilseydim. Bir sabun köpüğü benim için dünyalar olsaydı, hiçbir şekilde mantık kuramayıp
anlık heveslerle, zevklerle yaşasaydım. Ne kadar da mutlu ölürdüm değil mi?
Değil hiç de değil; hayatın dramını göremeyen insanlar; ah kör insanlar! Budala olmayıp da kör
olanlar. Ne acı size! Bu dünyada olanlardan en ufak bir haberiniz bile yok. Bu dünyanın parazitleri;
evet gerçekten birer parazitsiniz. Dünyayı kullanarak yaşayan ve ona zarar veren.
Ölene kadar acı çeksem de bu dramı seyretmeye devam edeceğim; asla sizler gibi gözlerimi kapayıp
içkimi içmeyeceğim. Ve sizlere; kör baylar ve bayanlar acıyarak bakacağım. Eğer içinizden biri bir
şeylerin farkına varırsa; ona şarap ikram edip; düşünme yaşa diyeceğim. Siz o lanetli kadehi içerken
ben ne yapacağım biliyor musunuz? Size kıs kıs güleceğim sanıyorsunuz; yanıldınız kör baylar. –ah
tabi kör biri nasıl yanılmaz ki!- Benim sizinle hiçbir işim olmaz. Sizin lanet zevklerinizden bana
ne! Ben acınacak durumda olanlardan zevk alsaydım; sizden ne farkım olurdu söyleyin bana. Belki
bende içeceğim ama kesinlikle keyiflenmeyeceğim. Her bardakta bardak dolusu yaş akıtacağım.
Peki bu dünya için niye mi bir şey yapmıyorum? Ah! Kör baylar siz gerçektende körmüşsünüz. Bu dünya
için bir şey yapmak ha! Hah hah ha. İşte şuan gerçekten keyiflendim. Bu dünya için nasıl bir şey
yapabilirim? Bu bayırdan aşağı kayan kamyonu bir çocuğun tutmaya çalışmasıdır. Ne olur biliyor
musunuz? Tutamaz ve kamyonun altında ezilir gider. Çocuktan sonra kamyon ufacık dahi yavaşlamaz. Ama
siz şimdi de gayret yada işin ucundan tutmuş olma diyeceksiniz –bu arada siz kimsiniz ki bana bir
şey diyorsunuz-. İşte yine her şeyin sonunu görmek! Hiçbir şey değişmeyecek ve kahrolası ben ölmüş
olacağım. Yani ölümden korkuyormuşum. Şuan bunu düşünüyor o pas tutmuş beyinleriniz –hiç olmasa
belki de ilk kez düşünüyor-.
Ölüm! Siz benim yerimde olsanız hangisini seçerdiniz? Bir yanda acıları görerek acı çekmek, diğer
tarafta bir anlık acı ve yok oluş (öbür taraf yani öteki dünya konusunda sizi birazdan tatmin
edeceğim zaten). Tabi ki ölüm değil mi? Ama baylar ben sizden farklıyım dedim ya en başında. Yani
ben acıdan zevk alıyorum öyle mi? Bu dünyada acıdan zevk almayan tek bir canlı bile yoktur (bunun
nedenin açıklamaya bile değmez; herkes farkındadır bunun). Ama kör bayanlar yine yanıldınız, benim
ölümden kaçmam acıdan aldığım zevkle alakası bile yoktur. Ölüm yolunun sizin seçtiğiniz yoldan farkı
ne bana söyler misiniz? Siz zevklerle kendinize bir kurtuluş yolu buluyorsunuz, ben ise kaçarak! Ne
oldu aynı olmasa da; ikimizde şerefsizce bir yol seçmiş oluyoruz bu dünya da!
Hah ha! Abartıyorum ha? Siz abartma görmemişsiniz. Siz kendinizi uyutmayı ne kadar da seviyorsunuz.
Zihninizi içerek benim gibi bir anlık uyutmuyorsunuz. Siz beyninizi komple uyutuyorsunuz; batıl
şeyler kör inançlarla. Sizin hem batıl inançlarınız var, hem de sizce batıl gözükmeyen batıldan daha
beter olan inançlarınız var. Bu kadar çaresiz misiniz ki; her şeyin arkasında dayanacak bir kavram
arıyorsunuz. Ters giden her şeyi kötü talihe, iyi gelişen her olanları da şansa bağlıyorsunuz.
Bunlar tamamen olası haller; niye mucize olsun ki. Her ihtimali düşünmeyip yada her neyse sonuçta
mucize yoktur gündelik hayatta. Sizin acizliğiniz zamanı kavrayamayışınızdan. Size küçük bir örnek
vereyim –pek yapmam aslında ama bugün iyiliğim üstümde-. 300 yıl önce siz ne biliyordunuz dünya ve
insan hakkında? O zamanlar sizin için tanrı olanlar; bugün güneş, ay yani somut şeyler. Bundan 300
yıl sonra sizin tanrınız ne olacak?
Ah ne yazık ki ben bunu göremeyeceğim, ama emin olunki; sizde beni yanarken göremeyeceksiniz…
... (devamı)
64 kere okundu, 0 yorum var..
|
Çaresizlik ve yalnızlık bütün benliğimi kapladığında sarılırım yastığıma. Bir türlü doğmayan
güneşi beklerim, sabah olsun ve acı bir gece bitsin diye. Ben geceleri sevmem çünkü tüm yalnızlığım
ortaya çıkar. En çok geceleri hissettirir bana kimsesizliğimi ve çaresizliğimi. Seni nasıl
özlediğimi ve son gidişindeki garipliğini en çok geceleri düşünürüm. Seni benden alan ve beni sensiz
koyan yollardır. En çok geceleri yaşadığım sitemim… Korkarım gecelerden, kendimle yüzleşmekten. En
büyük acılarımı geceleri yaşarım yalnızlığıma sarılır, kaderime ağlarım. Kadersizliğime ve gidişine
ağlarım. Belki bencillik ama sensiz kalışıma ağlarım. Oysa bir gündüz çaldı seni benden. Bir öğleden
sonra kaydın avuçlarımdan. Sensizliğe bir gündüz vakti mahkûm edildim. Ama olsun… sensiz geceler
çekilmiyor, sensiz hayat yaşanmıyor, bu şehirde yüzüm gülmüyor.
Anlıyor musun? Gecelerin koynuna, yalnızlığın kucağına atma beni…
Bir an önce geri dön bebeğim...
Seni hep seveceğim!
42 kere okundu, 0 yorum var..
|
|
Bu üye için henüz hiç yorum yazılmamış, ilk yazan sen olmak istersen, aşağıdaki formu doldur, gönder!
|
|
|
 |
|
|
 |