 |
 |
mstfa42
OFFLINE (Müdavim)
Erkek / 25 yaşında Ankara, Türkiye
|
Puan: 147,647
Kredi: 49,215
Son Giriş: 08 Eki 2008 13:01
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
GİDİYORUM...........................
İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum
Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum
Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum |
HİÇBİRŞEYİMSİN
Sen benim hiç bir şeyimsin, Yazdıklarımdan çok daha az, Hiç kimse misin bilmem ki nesin, Lüzumundan fazla beyaz, Sen benim hiçbir şeyimsin, Varlığın anlaşılmaz, Galiba eski liman üzerindesin, Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak, Dudaklarınla cama çizdiğin, En fazla sonbahar otellerinde, Üniversiteli bir kız uykusu bulmak, Yalnızlığı öldüresiye çirkin, Sabaha karşı öldüresiye korkak, Kulağı çabucak telefon zillerinde, Hiçbir sevişmek yaşamışlığım, Henüz boş bir roman sahifesinde, Ne çok cığlıkların silemediği, Zaten yok bir tren penceresinde, Yabancı bir şarkı gibi yarım, Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak, Uykum arasında cağırdığım, Çocukluk sesimle ağlayarak, Sen benim hiçbir şeyimsin.
|
|
:))
öyle bir hayat yaşıyorum ki, cenneti de gördüm, cehennemi de öyle bir aşk yaşadım, ki, tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de bazıları seyrederken hayatı önden, kendime bir sahne buldum, oynadım. öyle bir rol vermişler ki, okudum okudum, anlamadım. kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım, hem güldüm halime sonra dedim ki söz ver kendine denizleri seviyorsan, dalgaları da, seveceksin. sevilmek istiyorsan sevmeyi bileceksin. uçmayı istiyorsan, düşmeyi de bileceksin., korkarak yaşıyorsan, yalnız hayatı seyredersin öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken, tanıdım öyle değerliymiş ki zaman, hep acele etmem bundan, anladım...
|
|
:)
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!, Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık, Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı..., Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları, Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler..., Ellerim takılırken rüzgârların saçına, Asıldı arabamız bir dağın yamacına., Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık, Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!, Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar, Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar, Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu., Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu., Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince., Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince, Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi., Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.
|
|
|
Bu üye henüz hiç blog yazmamış?!
|
SLM ARKADAŞIMM
OLURMU YAAA
SADECE BU SIRALAR
BEN PEK TAKILAMIYORUMM
ŞAİR ARKADAŞIMA SELAMLAR 
11.07.2007 18:03 |
Serçe kalmak
Ayni bahçede biteviye
Aramayan gökçe
Öyle durmak islak.
Yasamla ölüm arasi
Ince bir hudut
Ne geçilir ne durulur
Bir bilmece kivir kivir
Karmakarisik
26.01.2007 07:44 |
EMMİME MEKTUP
Bir köy öğretmeninin yaşadıkları
Emmi, Karlı dağların tepesinden
Soğuk suların gözesinden,
Dağların bittiği,ufukların tükendiği yerden,
Köyümü sana anlatayım mı?
Yaya yürünen karlı yolları
Geçiyor insanların sabırla şükürle yılları,
Gelmeyecek yolcuyu bekleyen gözleri
Mustafa emmiyi İsmail dayıyı sana anlatayım mı?
İstersen anlatmayayım yavruların yalın ayağını
Anlatayım sana ineklerini, koyunlarını
Doktoru isteyen yok veteriner arayanı
Çocuklarınsa şamarlandığını anlatayım mı?
Bunların yok başka düşüncesi karınları doydumu
Hele birde bol demlediysen demsiz çayı
Ama sen beceremezsin kırtlamayı
Yeğeninin çektiklerini anlatayım mı?
Defter yok kalem yok, Nasıl okutursan okut
Dimağlara birşeyler ek sonra unut
Ben beceremiyorum okutabilirsen gel sen okut.
Çalışsanda emeklerinin boşa gideceğini anlatayım mı?
Fatma yine dersine çalışmamış,
Murat kalemsiz gelmiş,
Ali defterini evde unutmuş.
Bunlardan banane diyemediğimi anlatayım mı?
Yanlızlıkla geçen günlerimi,
Elbisesi yırtık, lastiği delik öğrencilerimi.
Birde beni mektupsuz bırakan EMMİMİ
Vefasız çıkan sevdiklerimi anlatayım mı?
Yinede güzeldir diye kendimi avuttuğumu
Bekliyorum,gelmeyeceğini bildiğim yolcuyu
Zaten kaybedersem birde umudumu
Burada yok olup gideceğimi anlatayım mı?
Ama ben ayakta durmalıyım anlatmalıyım davamı
Eğitmeliyim yarının büyüğü yavruları
Ben erisem bile saçmalıyım etrafıma ışığımı
Sen bilirsin davamı ama sanada anlatayım mı?
BİRMUALLİM
22.01.2007 17:16 |
|
|
|
 |
|
|
 |