 |
 |
samet_kubali
OFFLINE (Müdavim)
Erkek / 17 yaşında Istanbul, Türkiye
|
Puan: 37,088
Kredi: 12,296
Son Giriş: 03 Ara 2008 16:41
|
|
Üyelerin resimlerini görüntüleyebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için buraya tıklayabilirsiniz.
|
| |
|
|
|
|
SELAM
BENİ EKLEYİN ARKADAŞ LİSTEME LÜTFENN
BİDE YORUM ATIN LÜTFENN ŞİİR BİDE HİKAYE YAZIN YORUMLARIMA
MSN Mİ VERECEM EKLİLEYİN LÜTFENN
sametkubali_dj_1995@hotmail.com
BLOGLARIMA YORUM ATIN LÜTFENNN


________________________________________ ______
________________________________________ ______
________$$$$$$$$$$$_____________________ _____
_______$$$$$$$$$$$$$$$$$____________$___ ______
____$$$$$$$$__________$$$$_________$$$__ ______
__$$$$$$$$________________________$$$$$_ _______
_$$$$$$$_____________________$$$$$$$$$$$ $$$$__
_$$$$$$$_______________________$$$$$$$$$ $$____
__$$$$$$$$________________$_____$$$$$$$$ $_____
____$$$$$$$$__________$$$$_____$$$$___$$ $$____
_______$$$$$$$$$$$$$$$$$______$$________ _$$___
__________$$$$$$$$$$$___________________ ______
________________________________________ ______
________________________________________ ______ |
Oturduğu banktan kalktı, üzerindeki denizci üniformasını düzeltti ve şehrin büyük tren
istasyonundaki insanları incelemeye koyuldu. Gözleri o kızı arıyordu, kalbini çok iyi bildiği, ama
yüzünü hiç görmediği, yakasında gül olan o kızı. Ona olan ilgisi bundan on üç ay önce Florida'da bir
kütüphanede başlamıştı. Raflardan aldığı bir kitabın içindeki yazıdan çok etkilenmişti. Kitaptan
değil, sayfalardan birinin kenarında kurşun kalemle yazılmış minik notlardan.. Yumuşak el yazısı
düşünceli bir ruhu ve insanın içine işleyen bir karakteri yansıtıyordu. Kitabın baş sayfasında, o
kitabı en son okuyan kişinin ismini gördü: Bayan Hollis Maynell. Biraz zaman ve çaba sonunda
adresini buldu. Bayan Maynell New York'ta yaşıyordu. Blanchard ona kendisini tanıtan ve mektup
arkadaşı olmayı teklif eden bir mektup yazdı. Ertesi gün de İkinci Dünya Savaşı'na katılmak için
Avrupa'ya doğru yola çıktı. Daha sonraki bir yıl bir ay boyunca birbirlerini mektuplarla tanıdılar.
Her mektup kalplerine düşen bir sevgi tohumuydu sanki. Bir romantizm başlıyordu. Blanchard kızdan
bir resmini istemişti, ama kız reddetti. Kendisini gerçekten önemsiyorsa nasıl göründüğünün ne önemi
vardı?.Sonunda Blanchard'in Avrupa'dan dönüş günü geldi çattı. İlk buluşmalarını ayarladılar.. New
York Tren İstasyonu'nda akşam saat tam 7'de."Beni tanıman için" diye yazmıştı kız mektubunda,
"Ceketimin yakasında kırmızı bir gül takılı olacak".İşte saat tam 7'ydi ve Blanchard yüzünü daha
önce hiç görmediği, ama kalbini sevdiği o kırmızı güllü kızı arıyordu. Hikayenin gerisini Bay
Blanchard'dan dinleyelim:" Birden genç bir kızın bana doğru yürüdüğünü farkettim. İnce ve uzun
boylu,dalgalı sarı saçları o güzel kulaklarının önünden omuzlarına düşmüş.. Çiçek rengi mavi gözlü.
Dudaklarının ve çenesinin muntazam kıvrımları ve açık yeşil giysisiyle insana sanki baharın
geldiğini müjdeleyen bir kızdı. Ben de ona doğru yürümeye başladım. O kadar etkilenmiştim ki
yakasında gül olup olmadığına bakmak aklıma bile gelmedi.Ona yaklaşınca, dudaklarında hafif ve
tahrik edici bir gülümsemeyle bana 'Benimle aynı yöne mi gidiyorsun, denizci?' diye fısıldadı.
Neredeyse kontrolsüz bir şekilde ona doğru bir adım daha atıyordumki, o anda Hollis Maynel'i gördüm.
Kızın tam arkasında duruyordu. 40'ını çoktan geçmiş, grileşmeye başlamış saçlarını şapkasının
altında toplamış.. Şişmana yakın, kısa boylu, kalın bilekli ayakları topuksuz ayakkabılara gömülmüş.
Kafamı çevirdim, yeşil giysili kız hızla uzaklaşıyordu. Kendimi ikiye bölünmüş hissettim; arzularım
kızı takip etmemi, ta içimden gelen bir istek ise ruhu bir yıldır bana eşlik eden kadınla kalmamı
söylüyordu. İşte orada öylece duruyordu. Solgun, kırışık suratı kibar ve duygulu, gri gözleri
sıcaktı. Çekinmedim. Beni tanımasını sağlayacak mavi deri ciltli kitabı ona doğru tuttum. Bu aşk
olamazdı, ama, mutlaka değerli, belki aşktan da güzel, çoktan beri minnettar olduğum ve olacağım bir
arkadaşlık gibi bir şey olabilirdi. Kadını selamladım, her ne kadar gizlemeye çalıştıysam da pek
başaramadığım hayal kırıklığımı belli eden sesimle 'Ben Teğmen John Blanchard, siz de Bayan Maynell
olmalısınız. Sizinle buluşabildiğim için çok mutluyum. Sizi yemeğe götürebilir miyim?' diye sordum.
Kadının yüzüne bir gülümseme yayıldı: 'Neden bahsettiğini bilmiyorum delikanlı' dedi, ama şu az önce
buradan geçen yeşil elbiseli kız bu kırmızı gülü yakama takmamı rica etti benden, ve eğer siz beni
yemeğe davet edecek olursanız kendisinin sizi caddenin karşısındaki büyük restoranda beklediğini
söylememi istedi. Dediğine göre bu bir çeşit sınavmış delikanlı .."
43 kere okundu, 0 yorum var..
|
Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, hakikisi. Belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek,
hakiki... Devam eder durur konuşma... Aralarında başlar bir tartışma, Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya... Bir akşam bir koyun keserler Ve koyarlar çuvala. Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.Çuvaldan kanlar damlamakta, Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala, Dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı, Gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı. O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı, Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
... (devamı)
17 kere okundu, 1 yorum var..
|
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz
değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti. Şoför: Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi.Kadın 32
yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce
yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla
göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz
vermişti.Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde
durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor,
çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu.Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok
üzüyordu.Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık
dünyasında kayboluyordu.Bütün gün düşündü koca, nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime
diye.Birden aklına eşinin eski işi geldi.Geri dönmesini isteyecekti.Ama bunu ona nasıl söyleyecekti,
çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı.Karısı
dehşetle gözlerini açtı:Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı. Kocası ona destek olacağını,
her sabah kendisinin işe bırakacağını ve akşamları da iş çıkışında alacağını ve ona çok güvendiğini
söyledi.Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu.Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul
etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu. Her sabah eşini işine bırakıyor ve
akşamları da alıyordu fedakar koca.Günler böyle ilerledi, karısı eskisinden biraz daha iyiydi.Fakat
kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti.Aksam karısına: Artık
işe kendin gidip gelmelisin, dedi.Kadın şaşırmıştı.Bunu asla yapamayacağını söyledi.Kocası ısrar
edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladı. Bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni
yoktu. Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek
işine gidebiliyordu.Günler günleri kovaladı, hiçbir problem yoktu.Yine bir gün otobüse binerken,
şoför:Sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi.Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, neden
diye sordu. Şoför:Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir deniz subayı genç adam otobüse biniyor ve
bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına
geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el
sallıyor, dedi.
25 kere okundu, 0 yorum var..
|
|
iyi tatiller arkadaş 
22.11.2008 13:54 |
DAHA 17 17 17 17ymişşşş.
18.11.2008 17:42 |
iyidir senden 
15.11.2008 12:48 |
|
|
|
 |
|
|
 |