Eğer hayat size limon sunuyorsa, limonata yapın !

Günümüz mahvolduğunda kendimizi çok zavallı ve acınası gibi hissetsek de önemli bir faktörü unutuyoruz; bir yerlerde o talihsizliklerin aynısını ya da daha kötüsünü yaşayanlar var ve hiçbir zaman böyle hisseden tek kişi biz olmayacağız. 

Bazı günler herkes sanki kendine tatlıdan ziyade limonlar sunulmuş gibi hisseder. Ve elbette ilk anda gayet ekşi bir tada maruz kalmışızdır. 


Örneğin en olmadık anda üzerimize dökülmeyi beceren kahve, ya da evcil hayvanımız ishal olduğunda (sağolsun!) üzerimize püskürtmeyi seçmesi, ve yahut geri dönüşte evimizi göle dönmüş bir halde bularak o tatilimizi "unutulmaz" olarak adlandırma durumu o günümüzü taçlandırmaya yetmiştir eminiz. 


Her bir gün sürpriz skorlu bir maç gibi sanki. Fakat, unutmamalıyız ki bitiş düdüğü öttüğünde kendimizi iyi hissetmek daima elimizde. 


Hayatın her daim devam eden bir maçlar silsilesi olduğunu unutmamamız gerekiyor. Uzun bir lig var aslında önümüzde ve en kötü günümüz dahi olsa yaşanan, apaçık bir gerçek var ki; 24 saatin sonunda bitmeye mahkum.


 Ne tecrübe ediyorsak edelim, kazaları aksilikleri kontrol edemeyeceğimize göre, onlara karşı olan bakış açımızı hislerimizi kontrol edebiliriz düşüncesini yer edindirirsek her şey daha kolay ve güzel olacak gibi, ne dersiniz ?... 


Bakalım bu sayfadaki limonlar size mi denk geldi, etrafınızda tanıdığınız birine mi? Ya da ileride kime denk gelecek acaba... 


Şurası kesin ki, bu hadiseler sadece bu insanların başına gelmiyor, o halde önceden limonata yapmaya hazırlanmak en doğru karar olsa gerek. 


Malzemeler çok basit aslında; tüm olumlu düşünceleriniz şekeriniz olurken, suyu da bu tatsız hadiselere karşı sinir hücrelerinizin ustaca olayı eriten bir iletken olarak düşünün yeter.